November 1, 2010

resistance to banality-siradanliga direnis


biz uc arkadas; bendeniz, Michael ve Francoise, sonbahar fotograflari cekmek icin gunesli bir cumartesi gunu kendimizi sokaklara attik. ekimin son gunesi Washington sokaklarini isitir ve yerdeki yapraklari kizartirken sonbaharin dili olsa da konussa diye dusundum. sonra makinemin diliyle sonbaharin renklerini birlestirip bir seyler anlatmaya karar verdim. yukaridaki fotografi Georgetown'un arka sokaklarinda bir parkta cektim. Siyah ve beyaz arasindaki tonlara (yoksa siz arada baska renkler olmadigini mi saniyorsunuz?) eskiya bir rengin sizmasina izin verdim. herseyi bilen zevzekler kiskanclikla 'photoshop' kullandigimi soylerlerse inanmayin: Hic sonbahara bakmadiklarindandir. bakip da gormediklerindendir. makinemin hosuma giden bir ayari var. fotograf cekerken, kompozisyonunuzu olusturduktan sonra, bir rengi kendi dogal halinde birakip fotografin geri kalanini siyah ve beyaz yapabiliyorsunuz. bu ayari seviyorum cunku bana kendimi ifade ederken daha genis bir manevra alani sagliyor.



yukaridaki kizil yapraklar farkliliklari, dunyayi degistirme arzusunu, mor inekleri, cirkin ordek yavrularini, asileri, laf anlamazlari, elestirinin gucune inananlari, sozunu esirgemeyenleri, escinsellerin onur yuruyuslerini, feministleri, anti-militaristleri ve daha bir cok 'cikinti' gorusu, durusu temsil ediyorlar. bu yapraklardan bir tanesi Hrant Dink'se otekisi Rosa Parks.

diger yapraklar ise hepinizin malumu...

bir isim de verdim fotograflarima: Resistance to Banality yani Siradanliga Direnis...


Kivanc

2 comments:

OkadınBUkadın said...

ben de yapraklardan biri olabilir miyim? lund'da da sonbahar..

OkadınBUkadın said...

ben de yapraklardan biri olabilir miyim? lund'da da sonbahar..

Kış dönümü...

Yılların ardından… bir merhaba – uzaklarda kalan kendime de! İçtenlikle...   Yazarım belki bundan böyle. Kapattığım kapılar açılır, küfleri ...