March 22, 2010

kalbimden uzakta yeni bir gunun sabahina...

Tekrar Washington'dayim. Yaklasik 12 gundur Israil sehirlerinde dolasip duruyorum. Hayfa, Tel Aviv, Nazaret, Kudus... Akdeniz ruzgarlarini icime cektim, guzel insanlar tanidim. Catismayi, tutkuyu ve nefreti gordum. Yarin sabah ilik bir Washington DC sabahina uyandigimda hissedecegim sey sanirim kocaman bir bosluk duygusu olacak. Tarihin yazildigi topraklardan emekli olmaya hazir bir kente gelince bundan baska bir sey hissetmem de zor olsa gerek. Onumuzdeki gunlerde Israil'de tuttugum gunlugu ve cektigim fotograflari paylasacagim.

Kalbim bolunmus sehirlerde, insanlarin aci hikayelerinde, duvarlardaki ve kalplerdeki resimlerde, biraz Palmach Street'te biraz Jaffa Road'da biraz Tel Aviv-Kudus dolmusunda, biraz Caykovski calan kizin parmaklarinda, biraz Hayfa'daki humus restoraninda, biraz uclari ruzgarda ucusan kefiyelerde, biraz renkli kipalarda...

Kalbim Orta Dogu'da kaldi!

Kivanc

(21 Mart, Washington DC)

March 15, 2010

zeytin ve kefiye



bir zeytin agacim vardi
dallari uzanirdi
akdeniz'e

tuzlu, yorgun, terli
bir kefiyeydim ben
topraklarimda...

kapilari actilar
uzaklara...
ve sonra kapandi perde

bir ulkem vardi benim
ellerim uzanir ona

asi bir kefiyeyim simdi ben
akdeniz'in butun ruzgarlarini
kucaklayan

kudus'un sesini dinliyorum
zeytin agaclarimda
kan lekeleri...

Kivanc


Kudus (15 Mart)
Fotograf: Kivanc Ozcan (Hayfa)

March 8, 2010

nightfall in DC



After a light-study in Georgetown library, I was looking for good scenes to shoot. My hands were itching! My curious steps on the bay gave me this shoot! Rowing-team, I don't know which one, were training on the Potomac. Without any hesitation, I positioned, thought on light and time then...click!

Kivanc

washingtonian seagull

rosslyn in my objective...

rowing team on the potomac

March 4, 2010

terk-i zaman

ve tuval
terk etti
ressamını...

kopuk bir zincir
sallanan gecenin boşluğunda
bükülmüş kafes demirleri...

ardimizda kalanlar degil
sayikladiklarimiz.

bunlar,
donup bakmadiklarimiz.
sizin boyalariniz!

üzgünüz beyler,
efendiler, pasalar

kırık bir saattik elinizde
oysa simdi,
kosuyoruz:
ardimizda
apoletleri dusmus
yelkovanlar.

sehirlerin basa dondugu yerdeyiz
gec kalmislarin oykulerinde
sokak aralarinda.

donuyoruz
cocuklugumuza.
ardimizda,
gozyaslari
yelkovanlarin.

ve fisildiyoruz,
gozlerimizi ovusturan ellerimize donup:

Icimize hayat kacti,
ve biz terk ettik zamani!


Kivanc

4 Mart 2010, DC

Kış dönümü...

Yılların ardından… bir merhaba – uzaklarda kalan kendime de! İçtenlikle...   Yazarım belki bundan böyle. Kapattığım kapılar açılır, küfleri ...