
Chicago şehri…
topraklarının hikayesine yabancı bir adamla tanıştım,
üstelik başka toprakların hikayelerine de yabancıydı,
içindeki eksiklik kalıcıydı!
……
mazilerine ışıltılı küçük ampüller asarak,
ve ışık ağaçlarının altından koşar adım geçerek,
büyüdü o küçük çocuklar
büyümenin gri, soğuk avlusuna çıktılar,
siyahlara büründüler,
küçüldüler,
ve işte karşımda, neşeyle işgal hikayeleri anlatıyorlar!
yaşatıyorum onları hala içimde,
görüp utanmak için
insanın alçak derinliklerinden
yaşıyorlar hala bende,
bir küfürlük yerlerinde
inatla…
……
akıllı bombalardan bahsetti,
okuduklarıma inanmamamı öğütledi,
herkesi öldürmüyorlar da dedi üstelik
yapbozun bütün parçalarını boğazıma bir bir dizdi!
ve o gittikten sonra okuduğum kitaplardaki bütün feryatlar
yapboz parçalarını birer birer tükürdüler!
……..
vicdani olmayan insanlarla tanıştım,
ki onlar da en az savaşa tapanlar kadar alçak derinliklerde yaşarlar.
yabanlığa çalar
insanlığa yabancılıklarının rengi
ruhsuzluklarından siyah kitaplar çıkar.
derin bir yara gibi geçtiler
ilk gençliğimden.
Sabaha zor çıkan uykuların
Korkunç rüyaları gibiydiler.
Yaşatıyorum hala onların kirini içimde,
ki inanayım baktığım uzakların
mavi rengine,
………
Chicago’da kızıl bir gece gördüm.
ışıkları yutan kızıl saçlarını yıkıyordu
Michigan gölünde,
Nazim Hikmet’in kadınları gibiydi Chicago şehri
isyan hazırlığına çağıran karnaval rengi düşleri vardı
sıcak bir akıntı gibi girdi içime Chicago şehri…
Yaşatacağım onu içimde,
ki aynalar tutayım
alçak derinliklerden uzak çocukluğumun düşlerini,
isyana çağıran
iç yollarıma, iç yollarıma.
Kıvanç







