December 4, 2005

bizim evde...


Doga ve ben... Apple'a hayranligimizi ifade ediyoruz :o) Ama aslinda bu fotografta hem bi eksiklik hem de bi fazlalik var. Eksiklik: Doga'nin saclari. Fazlalik: Benim kilolar!

melis mezun oluyor :o)

Melis mezun oluyor... Arka planda(sagda) Ali Riza'yi goruyoruz. Severek izleriz kendilerini:o)

December 1, 2005

son viraja girerken

Bir haftalik tatilden sonra Oklahoma'ya dondum. North Carolina ormanlarindan sonra Oklahoma colune alismak biraz zor olacak gibi! Okuldaki sinavlarla ve odevlerle dolu son 15 gunume girdim. Hatta bu yaziyi bile bir odev molasinda yaziyorum. Artik bitmek uzere olan enerjimi ne yapip edip 15 gun daha kullanmaliyim. Sonra Amerika'yi ve Kanada'yi kesfedecegim :o)

November 24, 2005

North Carolina'dayim (Doga, yukari karalahanaya geldim :o)

Sabah 7.30'da Stillwater'da baslayan yolculugum aksamustu 7'de Raleigh-Durham (North Carolina)'da noktalandi. Girmenin tehlikeli oldugu suburban arealarda, black gettolarinda, hic bilmedigim bir sehirde omzumda valizim, gelmesini umdugum otobusleri bekleyerek, (Kivanc bu sefer seni kim kurtaracak yakarislariyla tabii ki!!) North Carolina'ya tek parca ulastim! Bir kac ay sonra Afganistan'daki american ordusuna katilmaya gidecegini heyecanla anlatan insanlarla, durmadan gulumseyen zenci teyzelerle, kardesinin yasini sormami kiskanip bana kusen hic tanimadigim sarisin cocuklarla, Izmir'deki NATO donanmasindaki anilarini benimle paylasan ciftlerle tanistim. Raleigh'e inerken, donen ucagin siddetli bir turbulansa girmesinin heyecanini yasadim! Ve haftaya sali gunune kadar kendime izin verdim! Simdi kuzenimle, halamlarla ve kuzenimin sevgili esi Joy ile birlikte super bir hafta beni bekliyor! Haftaya yeni fotograflar ve yazilarla sitemi 'kurcalamaya" devam edecegim. Izninizle :o)

November 22, 2005

mis'li gecmis bir adamim ben (Kaybedilenlerin anisina)


Bir varmis bir yokmus... Ben de bir varmisim bir yokmusum. Cocuklarin dinledigi bir masalin degil devletin yazdigi bir korku filminin figuraniymisim. Zaman, sonbahar yapraklarini savurdugu gibi savurmus beni de... Mis’li gecmis zamanlarin icinde hayal meyal hatirlanan bir yuz oluvermisim! Mezarimi kaybetmis, vucudumda iskence izleriyle cirilciplak ortalikta kalmisim.
Susmusum, sesimi kesmisler. Hucrelerde usumusum. Ben usudukce onlar soymuslar. Soymuslar ve dovmusler. Bana benzerlermis vururken (hatirlamiyorum bile), elleri, kollari, ayaklari varmis... Ama bilmiyorum, benden biraz uzaklarmis galiba... Onlar vurdukca aramizdaki benzerlik ellere, kollara ve ayaklara inmis. Onlar vurmus ben olmusum. Sonra mi? Sonra da kaybolup mis’li gecmisler mezarligina atilivermisim.
Adim silinmis kayitlardan ki bunu yillar sonra gazetelerden ogreniyorum. Ben bir oluyum aslinda ama gazete okuyabiliyorum. Hadi biraz daha bahsedeyim size kendimden. Bugunlerde canim sikkin biraz, konusmam lazim.
Ben bir oluyum yukarida yazdigim gibi. Ulkemde dus kurmanin bedelini kaybolarak odedim. Mezarim bile olmadigi icin aranizda dolasiyorum hala. Gectigimiz yillarda annemi gormek icin Galatasaray Lisesi’nin onune giderdim. Her Cumartesi. Istanbul gunesi insanlarin icini isitirken, ben bir kosede oturur, anneme bakip aglardim. Annem de aglardi. O bana aglardi. Ben de onun bana aglamasina. Polisler annemi suruklediler bir keresinde. Ben o gun bir daha kayboldum! Annemin elinde benim eski bir fotografim olurdu kimi zaman. Yuzum kansizdi o zamanlar. Daha gozaltina alinmamistim henuz. Aranizdaydim.
En son bir cemsenin arkasindan gordum gokyuzunu. Griydi. Bir veda havasi vardi o gun Istanbul’da. Beni gecirdikten sonra aglamis, diger kayip arkadaslarim soylediler. Ben de aglayacak gozyasi kalmamisti, o yuzden basimi havaya kaldirip tesekkur ettim sadece. Sonra uzun uzun baktim Istanbul’a. Eski bir sevgili gibiydi! Eksikti ve yaraliydi. Tipki icinde kayboldugum bu ulke gibi. Yanaklari yeni gozyaslarina hazirlaniyordu.
O cemse beni son duragima goturdu. Bilmiyordum tabi mis’li gecmislere karisacagimi. Gozluklerimi, kemiklerimi ve ruhumu parcaladilar sirayla… Bagirdim, haykirdim ama yine de engelleyemedim onlari. Yillar kadar coktular. Ama vurdukca azaldilar. Ben de kaybolarak cogaldim ve her Cumartesi Istanbul’un orta yerinde gulumseyen bir fotografa donustum!
Iste ben buyum. Araniza karismis, mezarini arayan bir oluyum. Yerde miyim, gokte miyim? Gercekten hala anlayamadim. O hucreden ciktiktan sonra dagildim. Soludugunuz havadayimdir belki de, belki de ictiginiz suda. Belki de hala kaybetmeye devam ettiklerinizi mis’li gecmisler ulkesinde karsiliyorumdur. Bu ulkede sadece bazilarinin bildigi, benim de bildigim ama soyleyemedigim bir yerdeyimdir belki de. Gozyaslarinizdayimdir, Kiziltepe’de babasiyla birlikte vurulan cocugun ufacik vucudundayimdir, kafasini duvarlara vura vura oldurdugunuz gazetecinin alnindaki mor renkteyimdir, belki de kamyonlara arkadan carpan bazi arabalarin icindeki adamlara hesap soruyorumdur. Kisacasi yillardir bu ulkenin gizli kapakli butun dehlizlerinde kimselere gorunmeden dolasiyorum ben. Icimde yasayamadigim bir hayati tasiyarak. (Kivanc)

doga (bortu bocek selale isim babasi)

Doga... Benim aslan arkadasim, bir ay sonra asker arkadasim. Ben Dogayi coook severim. Sessiz gozukur ama durup durup cakar lafi, hastasi olurum. Yardimseverdir. Dogrucu Mahmut'tur. Benim kadar sivridir dili :o) Ama sakindir. Kizmaz oyle pek, ya da kizinca susar pek konusmaz. Neseliyse bulundugu yerdeki herkesi neselendirir. Bizim evde bale bile yapti (annem ne komik cocuk dedi onlar gidince :o) Teknolojiktir ama teknolojiyi o yonetir, esir olmaz oyle her seye. Iste onun icin asagidaki yazimin basligi Doga'ya aittir. Her projede bulunasi insandir, her zaman aranasi insandir. Melis'i de alip sinemaya gidilesi insandir. Kisacasi super insandir :o)

November 19, 2005

safranbolu'dayiz

Gizemli adam Okay... Bu fotograf cekilmeden once hayatimizin pazarligini yapmistik! Benim alisveriste guzel pazarlik yapmami kiskanip adimi alemde cimriye cikarmistir :o) Emre de bunu Denizli'li olmamla aciklamaktadir! Ama dun mail grubunda ucuz marketlerden alisveris yaptigi ortaya cikinca asil cimrinin kendisi oldugu anlasilmistir! Ciddi gozukur ama komik otesidir. Her haftasonu yemekli misafirlige bir yerlere gider ama nereye gittigini daha cozemedim? Neyse anlariz yakinda(acayip merak ediyorum). En buyuk hayallerimizden biri Tunali'dan Kizilay'a kadar bir kosu yarisi duzenlemektir ki Ankara Ankara olali boyle yaris izlemeyecektir. Ahali gulmekten yerlere yayilacak bir daha hicbir sey eskisi gibi olmayacaktir. Bitti!

Kış dönümü...

Yılların ardından… bir merhaba – uzaklarda kalan kendime de! İçtenlikle...   Yazarım belki bundan böyle. Kapattığım kapılar açılır, küfleri ...