August 21, 2010

yine ateş ediyorlar



uc Hrant uc!
daha yukseklere
o sınırsız ulkeye
ulkemize!

Filistin’e Yeni Bakışlar: Hamas, Otorite ve Değişim*



Kıvanç Özcan


Filistin’de değişen güç dengeleri ve Hamas

Ocak 2006 seçimleri Filistin’deki güç dengelerini değiştirdi ve Arap – İsrail meselesindeki kartları yeniden dağıttı. Oyların %43’ünü alan Hamas, meclisteki sandalyelerin çoğunu kazanarak iktidara geldi. Hamas’ı sadece İsrail’e karşı düzenlediği silahlı saldırılarıyla düşünmeye alışmış Batı dünyası, Hamas’ın seçim zaferini hoşnutsuzlukla karşıladı. Gelişmiş ülke devletlerinin Filistin’e yaptığı ekonomik yardımların önemli bir ölçüde kesilmesi bu hoşnutsuzluğun bir yansıması olarak okunabilir. Ayrıca, Hamas’ın seçim zaferinden sonra bölgede yükselen tansiyon, yerini El Fetih ve Hamas militanları arasındaki kanlı iç savaşa bıraktı. Bu iç savaş, Haziran 2007’de Filistin’de yeni bir statükonun oluşmasıyla sona erdi. Bu tarihten beri Hamas Gazze Şeridi’ni kontrol ederken, El Fetih de Batı Şeria’da hakimiyetini sürdürüyor…

Aberystwyth Üniversitesi öğretim üyesi ve Orta Doğu’daki sosyal hareketler uzmanı olan Jeroen Gunning’in son çalışması Hamas üzerine yapılan çalışmalardaki boşluğu doldurduğu gibi genel olarak sosyal hareketlerin nasıl çalışılması gerektiğine dair önemli ipuçları sunuyor. Henüz Türkçeye çevrilmeyen Siyasette Hamas: Demokrasi Din ve Şiddet kitabı**, Hamas üzerine derinlemesine bir analiz sunarken, ağır jargon kullanmaktan kaçınarak okumayı kolaylaştıran yaklaşımıyla dikkat çekiyor.

Hamas’ı Gazze Şeridi’nden Çalışmak

Batı dünyasında Hamas üzerine yürütülen siyasi ve akademik tartışmalarda egemen olan görüşler kısaca şunlardır: 1) Hamas’ın içselleştirmiş olduğu bir takım özellikler vardır. Şiddete başvurmak bunların başında gelir. 2) Hamas değişemez ve değişmeyecektir. Bu egemen görüşler fanatik davranışlara odaklanıp örgütün çelişkilerini önemsemezler. Bu görüşlerin sahipleri Hamas’ın hemen her davranışını önyargılara dayalı düşünceleriyle değerlendirirler.

Kitabın birincil kaynaklar üzerine yoğunlaşması ve Hamas’ın yazılı dokümanlarının ötesine geçmesi, çalışmayı ikna edici kılan en önemli faktörler. Bunlara ek olarak, yazarın “eleştirel metodoloji” olarak tanımladığı bakış açısı İslam’ı tarihsel ve sosyopolitik bağlamın içine yerleştiriyor; İslam’ı gelişen, dönüşen ve yeni yorumlara açık bir gelenek olarak kavramsallaştırıyor.

Orta Doğu’da yaramaz bir çocuk: Hamas’ın doğuşu ve gelişimi

Gunning, Hamas’ın sürekli değişen bir siyasi çevrenin ürünü olduğunu belirterek, sosyal hareket teorilerini kullanarak Hamas’ın geçirdiği siyasi değişimleri ve değerlendirebileceği fırsatları üç seviyede analiz ediyor:

1) Devlet ve daha geniş sosyo-ekonomik yapılar,
2) Kurumsal güç,
3) İdeolojik faktörler.

Hamas nasıl düşünür? Örgütün siyasi felsefesi…

Gunning, Hamas üyelerinin nasıl düşündüklerini ve örgütün siyasi teorisini de detaylı olarak açıklıyor. Daha çok otorite, birey-devlet ilişkileri ve şeriat hukuku üzerinden örgütün siyasi felsefesini anlamaya çalışıyor.

İktidarın kullanımı: Hamas’ta otorite…

Gunning, Hamas’ın örgüt içindeki güç kullanımı yöntemlerini incelerken daha çok Bourdieu’nün sosyal, ekonomik ve kültürel sermaye kavramlarından yardım alıyor. Aynı zamanda Hamas’ın kurumsal örgütlenme şemasını net bir şekilde belirtiyor.

Her ne kadar Hamas’ın karar alma modelleri ilk bakışta sorunsuz gözükse de Gunning’in çalışmasında belirttiği gibi, içinde birtakım problemler barındırıyor. Örneğin, herkesçe tanınan ve baskın olan Hamas üyeleri öteki üyelerin kararlarını etkileyebiliyorlar. Sadece halk desteği olan üyeler alternatif görüşleri savunabilecek güce sahipler. Ayrıca örgüt liderlerinin coğrafi yönden dağınık yaşaması da karar almayı ve otoritenin kullanımını etkileyen faktörlerden. Bunlara ek olarak, seçimle işbaşına gelenlerle dini referanslarla otorite sahibi olanlar arasındaki gerilim de Gunning’in başarıyla ortaya koyduklarından.

Hamas, seçimler ve şiddet

2004 ve 2006 seçimleri Filistin’de ilk defa muhalafetin El Fetih’e karşı demokratik yollardan başarı kazandığı ve devlet mekanizmalarına eriştiği seçimlerdir. Hamas’ın zaferinde tabana yayılan bir örgüt olması ve geniş kitlelere danışarak kararlar alması etkili olmuştur. Gunning’in çalışması, örgütün sadece gelir seviyesi düşük olan mültecilerin kamplarında değil, aynı zamanda şehirlerde de başarı elde ettiğini kanıtlıyor.

Hamas ve demokratikleşme

Örgüt yapısının giderek değişmesi ve evrilmesi danışma ve katılım mekanizmalarının daha fazla uygulanmasını beraberinde getirdi. Gunning farklı sınıfları homojen yapılar olarak algılayan çalışmalara karşı çıkarak, Hamas’ın içindeki farklılıklar ve demokrasi arasında bir ilişki kurmaya çalışıyor. Bu noktada kitabın başındaki iddiasını tekrarlayarak İslam ile demokrasi arasında giderilemeyecek bir uyumsuzluk olduğu fikrini sert bir şekilde reddediyor.

Sonuç olarak, Jeroen Gunning’in Siyasette Hamas: Demokrasi Din ve Şiddet isimli çalışması Hamas literatürüne çok önemli katkılar sunuyor. Sosyal hareketler ve Orta Doğu siyaseti çalışan araştırmacılar için sağlam bir metodoloji ve teorik çerçeve sunmasıyla da birçok çalışmanın arasından sıyrılıyor.



(*) Yukarıdaki yazinin tamami dogudan dergisi'nin 17. sayisinda (Direnişin Güneyi ve Doğusu: Latin Amerika ve Orta Doğu) yayimlanmistir. Yazinin tamamina erismek isteyenlerin dogudan dergisinin 17. sayisini almalari rica olunur.
**Jeroen Gunning, Hamas In Politics: Democracy Religion Violence,
Columbia University Press, 2009, 310 sayfa.